2010 yılında Togo futbol takımına yapılan saldırı bir trajediydi, ancak hikayenin sonu değildi. Bu olay, siyasetin sporu yaralayabileceğinin, ancak asla fethedemeyeceğinin çarpıcı bir hatırlatıcısıydı. Bu makale, futbolun pasif bir kurban değil, birlik ve umut için güçlü, dirençli bir güç olduğunu, en parçalanmış topraklarda köprüler kuran evrensel bir dil olduğunu, basit bir oyunun herhangi bir silahtan daha ağır bir rüyayı taşıyabileceğini savunuyor.